Temyiz Dilekçesinde Gerekçe Zorunluluğu
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.10.2025 tarihli 2025/101 E. , 2025/388 K. sayılı kararında çocuğun cinsel istismarı suçuna ilişkin yürütülen yargılamada Şanlıurfa Adliyesinin mülhakatı olan ve ağır ceza mahkemesi bulunmayan Viranşehir’de, mağdurların beyanlarının istinabe yoluyla alınmasının hukuka aykırı olup olmadığı incelenmiş; oyçokluğuyla tanığın ya da tanık sıfatıyla dinlenen mağdurun dinlenmelerinde, taraflara soru sorma hakkı imkânının sağlanmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı durumlarda, bu hususun açıkça temyiz sebebi yapılması hâlinde bozma gerekçesi olabileceğine ancak sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde bu gerekçeye de yer verilmediğinden hükme etki edecek nitelikte usule aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla istinabe yasağına aykırılığın bulunduğu dosyalarda bu husus tek başına bozma gerekçesi teşkil etmeyecek, bu hususun bozma gerekçesi teşkil edebilmesi için istinabe yasağına aykırı uygulamanın neticeten iddia ve savunma hakkını sınırladığı, soru sorma hakkını ortadan kaldırdığı şeklindeki temyiz gerekçesinin temyiz dilekçesinde yer alması gerekecektir. Bu karar, temyiz dilekçesinde gerekçe belirtmenin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Bu minvalde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamelerinde temyiz dilekçelerinde belirtilen gerekçeler özetlendiğinden, dilekçede yer alan ancak tebliğnamede belirtilmemiş gerekçeler ile dilekçede yer almayan önemli hususlara ilişkin gerekçelerin ek bir dilekçeyle ifade edilmesinde fayda vardır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.10.2025 tarihli 2025/101 E. , 2025/388 K. sayılı kararı;